KREDİ KARTI YILLIK ÜCRETLERİ SORUN OLMAYA DEVAM EDİYOR
Kredi kartlarından bankaların aldığı yıllık kart ücretlerine ilişkin tartışmalar, farklı anlayışlar devam etmektedir. Tüketicilerden alınan yıllık kart ücretinin iptali ve alınan ücretin iadesi için tüketiciler tarafından yapılan başvuruda tüketici sorunları hakem heyetlerinin tüketiciler lehine verdiği kararın iptali için ilgili bankalar tarafından açılan davalar sonucunda da tüketici mahkemeleri aynı konuda farklı kararlar vermektedir. Verilen farklı kararlar kafaları karıştırmakta ve sorunun çıkmaza girmesine neden olmaktadır. Sorunun nedenlerini, tüketici mahkemelerinin farklı kararlarını, tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini, kalıcı çözümün ne olduğunu aşağıda anlatmaya çalışacağım
Bilindiği gibi, bankalar tüketicilere verdikleri kredi kartlarından çeşitli miktarlarda yıllık kart ücreti almaktadır. Her banka, tüketicilerden almış olduğu yıllık kart ücretinin miktarını kendisi belirlemektedir. Kredi kartlarından ne miktarda yıllık ücret alınacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası’nın “ Kurumsal Yönetime ilişkin Hükümler” başlığı altındaki 13.maddesinin 2.fıkrasında “Kart çıkaran kuruluşlar, kredi kartlarına uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen diğer bilgileri kamuoyuna yayınlanmak üzere aylık olarak Kuruma iletir. Yayınlanacak bilgi ve belgelerin içeriği ve yayınlama usûl ve esasları Kurulca belirlenir.” denilmektedir. Fakat, bu hükümde yıllık kart ücretinin açıkça alınacağı belirtilmemektedir. Belirtilmiş olsa bile, hukuki olmaz. Çünkü, Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın “ Sözleşmelerdeki Haksız Şartlar” başlıklı 6.maddesinde ise “ Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.
Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.” denilmektedir.
Bankaların düzenledikleri sözleşmeler, Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa’nın yukarıda açıklanan 6.maddesi hükümlerine göre tek taraflı, dayatmacı ve standart sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerin içeriğine tüketiciler etki edememektedir. Böyle olunca, bankalar tarafından düzenlenen sözleşmelerdeki şartların bir çoğu tüketiciler aleyhine dengesizliğe neden olmaktadır.
Bu nedenle, kredi kartı sözleşmelerinde yıllık kart ücretinin alınacağının belirtilmesi haksız bir şarttır. Yasaya göre, haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. Hukukçuların büyük bir çoğunluğu bu görüşte iken Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan bir genelgede; kredi kartlarına ilişkin düzenlenen sözleşmelerde yıllık kart ücreti alınacağına ilişkin bir şart varsa bu şartın geçerli olacağı, yıllık kart ücreti alınacağına ilişkin bir şart yoksa yıllık kart ücreti alınamayacağı belirtilerek sorunun tüketiciler aleyhine dönmesine neden olunmuştur.
Ne yazık ki, bu konuda tüketiciler lehine verilen bazı tüketici sorunları hakem heyetleri kararlarına karşı ilgili bankalar tarafından açılan iptal davalarında bazı tüketici mahkemeleri tüketiciler lehine, bazı tüketici mahkemeleri de tüketiciler aleyhine karar vermektedir. Uyuşmazlık konusu miktar ( yıllık kart ücreti ) 792YTL tutarının altında olduğundan tüketici mahkemesinin kararı kesinleşmiş oluyor ve yalnızca karar verilen kişiyi ilgilendiriyor, emsal teşkil etmiyor, tüketiciler mahkeme kararını temyiz edemiyor.
FARKLI MAHKEME KARARI ÖRNEKLERİ
Bankaların kredi kartlarından aldığı yıllık kart ücretleri hakkında tüketici sorunları hakem heyetlerinin tüketiciler lehine verdiği kararların iptali için ilgili bankaların açmış olduğu davalarda tüketici mahkemelerinin farklı iki karar örneği aşağıda özetlenmiştir.
Örnek-1: Çankaya Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin tüketici lehine verdiği kararın iptali için Garanti Bankasının açtığı iptal davası hakkında Ankara 4.Tüketici Mahkemesi’nin banka lehine verdi kararın gerekçesinde “Davalı tarafından davacı Banka’dan alınan kredi kartı ile ilgili olarak üyelik ücretine yapılan itiraz Hakem Heyeti tarafından kabul edilerek kaldırılmıştır. Taraflar arasıda imzalanmış bulunan sözleşme getirilip incelenmiştir. Sözleşmenin 12.madde de üyenin belirtilen faiz ve vergileri bankaya ödemeyi kabul ve beyan ettiğini, giriş aidatı; bankanın bu sözleşme uyarınca verdiği / vereceği hizmetler karşılığında kart ve ek kartlar için birer defaya mahsus olmak üzere aldığı aidat olduğu, üyelik aidatı: kart ve ek kart hizmetleri karşılığı her yıl için banka tarafından üyeden alınması belirtilmiştir. Toplanan deliller dikkate alınarak bilirkişi incelemesine gerek duyulmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede yıllık üyelik aidatı ödeneceği kararlaştırıldığından mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre hakem heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.” denilmektedir.
Örnek-2: Keçiören Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin tüketici lehine verdiği kararın iptali için Akbank’ın açtığı iptal davası hakkında Ankara 2.Tüketici Mahkemesi’nin banka lehine verdiği kararın gerekçesinde “ 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 31. ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6.maddesine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik’in 7.maddesinde ve Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 23.11.2005, E. 2005/11428, K. 2005/17306 kararında belirtilen “satıcı, sağlayıcı ve kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız sözleşme şartları geçersizdir. Tüketici sözleşmedeki haksız şartın gereğini yerine getirmez. Hukuken haksız şartlar batıldır.Yani geçersizdir.” Hükmüne göre tüketici ile banka arasında akdedilen sözleşme tüketici aleyhine haksız şart içerdiği, kabul edilmiştir. Somut olayda; kredi kartı kullanıcısından alınan üyelik ücretinin sözleşmede yer alan haksız şart niteliğinde olduğu ve bu nedenle “ Keçiören Tüketici Sorunları Hakem Heyeti” kararının yasa ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından davacı bankanın itirazının reddine karar verilmiştir.” denilmektedir.
TÜKETİCİLERE UYARILAR
Tüketiciler kredi kartı sözleşmesini okuyup incelemelidir. Sözleşmede, kredi kartına ilişkin yıllık ücret alınacağına ilişkin hiçbir şart olmamasına karşı banka ücret alış ise, tüketici bu ücretin alınmaması, alınan ücretinde de iadesi için öncelikle bankaya başvuruda bulunmalıdır.
Bankadan olumsuz yanıt alınması ya da hiçbir yanıt alınamaması durumunda sözleşmenin bir sureti ile birlikte tüketici sorunları hakem heyetine başvuruda bulunulmalıdır. Sözleşmenin bir örneği tüketicinin elinde yok ise tüketici bankadan bir suretini istemelidir. Banka sözleşmenin bir suretini vermiyorsa tüketici durumu hakem heyetine anlatmalıdır. Eğer sözleşmede yıllık kart ücreti alınacağına ilişkin bir şart varsa yukarıda örneklerini verdiğimiz farklı mahkeme kararlarını dikkate alarak tüketiciler ona göre girişimde bulunulmalıdır. Tüketiciler konu hakkında Tüketici Hakları Derneğinden yardım isteyebilirler. Sorunun tüketiciler lehine kalıcı çözümü, gerek Tüketicinin Korunması Hakkında yasa gerekse Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasasında yapılacak değişiklerle sağlanabilecektir. Tüketici Hakları Derneği gerekli girişimlerde bulunmaktadır.
Turhan ÇAKAR Beye verdiği Bilğlerden Dolayı Tesekkür Ederiz
Tüketici Hakları Derneği
Genel Başkanı
Kredi kartı Yıllık Aidatının Yasal Dayanağı Yok
Ankara; 24 Şubat 2007
BASIN AÇIKLAMASI
KREDİ KARTI YILLIK ÜCRETİ HUKUKSUZ ALINIYOR!
BANKA İŞLEM MASRAFI YASAL DEĞİL! BANKALAR YALAN SÖYLÜYOR !
TC MERKEZ BANKASI “YASAL DAYANAĞI YOK” DİYOR!
Bankalar Kredi kartlarına yıllık üyelik masrafı alırken de , banka hesaplarında yıllık işlem bedeli keserken de, yada havale ve işlem bedeli alırken de TC Merkez Bankasının 2006/1 sayılı tebliğini yasal (!) dayanak olarak gösteriyorlar.
Nitekim, Federasyonumuz üyesi Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Ankara Şube Başkanı Sayın Av. Eda SERCAN’ın bu konuda başvurusuna İş Bankası aynen, “TCMB tarfından çıkarılan 09.12.2006/26371 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/1 sıra numaralı “Tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırları serbestçe belirlenir” hükmünü içeren tebliğ cevaz vermektedir.” demektedir. Bu “yasal dayanak!” sadece İş Bankasına özgü olmayıp tüm bankalar aynı görüşü ileri sürmektedir. Bankalar Birliğinin 5 Şubat 2007 tarihli “Kredi Kartı üyelik Aidatına ilişkin Yasal Düzenlemeler “ başlıklı “Kamuoyu Duyurusu”nun (b), (aa) , (ab) bentlerinde de aynı “yasal !” gerekçe ileri sürülmektedir.
T.Bankalar Birliği, BDDK ve Banka yetkililerinin, Tüketici örgütleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Organizasyonunda Bakanlıkta yaptığı toplantıda da yetkililerce TCMB 2006/1 sayılı tebliği gerekçe gösterilmiştir.
Oysa ; TCMB resmi yazısında bu sözde yasal gerekçeye açıkça “yalan” demektedir. TCMB gayet açık bir ifade ile “ konusu kredi işlemi olamayan bankacılık hizmetlerinde tahsil edilen, hesap işletim ücreti,havale ücreti, ekstre ücreti, kira bedeli yatırma masrafı ve benzeri ücret ve komisyonların söz konusu Bankamız tebliğinin 4. üncü maddesi kapsamına dahil edilmesi mümkün değildir” demektedir.
Bankaların, itibar müesseseleri yani güvenilir kuruluşlar olması gerekir. Oysa bankalar tüketiciyi kandırmakta ve normal kazançları dışında haksız kazanç elde etmekte tüketiciyi “yolunacak kaz” olarak görmektedirler. Hiçbir yasal metinde tüketiciden kart ücreti, yıllık işlem masrafı, limit aşım ücreti, nakit çekme ücreti, hesaba para yatırma ücreti gibi ücretlerin alınacağına ilişkin AÇIK HÜKÜM YOKTUR. Tersine alınmaması ilişkin 4077 sayılı kanunun 6. maddesi , 5464 sayılı kanunun 24. maddesi , TCMB 2006/1 sayılı tebliği ve nihayetinde hakem heyetleri kararları vardır.
Özellikle kredi kartları yıllık ücretleri için bankalar bu bir kredi diyeceklerdir, oysa 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi açıkca “kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonrası nakti krediye dönüşen” tutar yani son ödeme tarihinden sonra ödenmeyen kısım kredidir demektedir. Yine soruyoruz bankalara eğer bu bir kredi ise niçin tüketici kredisi faiz oranını uygulamıyorsunuz da enflasyonun 6-7 katı faiz uyguluyorsunuz? Bu doymaz iştahınız ve insafsızlığınızın bir sınırı yok mu? Bu tutum tüketici haklarına aykırı olduğu gibi “ticaret ahlakı”na da aykırıdır.
Eğer bir tüketici bir bankayı soymaya kalkarsa cezası ya güvenlik personeli tarafından yerinde infaz veya 24 yıl hapistir. Oysa bankalar her gün milyonlarca tüketiciyi “soymakta” tüm etkili ve yetkili kurumlar ve kişiler ise seyretmektedir. Dahası “soyguna” zorlama yasal kılıf bulmaya çalışmaktadır.
Bu gün Ortalama yıllık kart ücretleri 25-30 YTL arasındadır. Kart sayısı ise 32 milyon 500 bin civarındadır. Bankaların yıllık kar ücretinden haksız kazançları 975 Trilyon TL’dir. Yine bankaların bir hesaptan kestikleri yıllık işlem bedeli 50-60 YTL arasındadır. Bankalarda 80 milyonun üzerinde hesap bulunmaktadır. Bu kalemde de bankaların tüketiciden YASA DIŞI aldıkları para 5 Katrilyona TL’ye yakındır. Her yıl tüketiciler bankalara haksız ve hukuksuz olarak 6 katrilyona yakın yani ABD parasıyla yaklaşıl 4 milyar 300 bin USD ödemektedir. Bu hesapta, aynı şubedeki hesaplara yatırılan paralardan alınan işlem ücretleri, aynı bankanın farklı şubelerine yapılan havale masraflarını veya çek tahsil masraflarını v.b. ücretleri kapsamamaktadır.
İşte bu nedenle yabancı bankalar Türk bankaları ile evlenmek için sıraya girmektedirler. İşte bu nedenle Türk bankaları yabancıların gözüne “drohoması müthiş gelinlik kız gibi” gözükmektedir. Çünkü tüketicilerimizi yasalar da korumamaktadır. Son olarak konut finansmanı ile ilgili çıkartılan TUT-ÖP ! yasası gibi , bankacılık işlemlerinde bankalar tuttuğunu öpmektedir.
Tüketiciler artık bankalar öpülmeyin. Yasal haklarınızı arayın. Yasal olmayan İşlem masrafları için tüketici hakem heyetlerine gidin. Tüketici derneklerine gelin. Hükümete sesleniyoruz yeter artık paranın padişahlığına boyun eğdiğiniz. Bizlerden yarın hangi yüzle oy isteyeceksiniz. Tüketicinin feryadını duyun. Tüketiciden yana olmayın hiç olmazsa tarafsız olun! BDDK’ya sesleniyoruz siz kamuyu yani biz tüketicileri temsil ediyorsunuz , bankaların temsilcisi gibi davranmaktan vazgeçin, bu kanamayı durduracak yasal düzenleme yapın.
Ali Çetin Verdiği Bilğilerden Dolayı Tesekkür Ederiz
Genel Başkan
Diğer Haberler
Not: Siparis formu sayfamiz .Garanti Ulusal Güvenlik Programı Gizlilik 3 D arzeden tüm kredi karti bilgileriniz direkt ödeme yapilan bankaya pos edilir ve kesinlikle 3. kisi göremez. Kart bilgileriniz hiçbir sekilde herhangi bir veritabanina kayit altinda tutulmamaktadir.
